Taşınmak...
Zordur taşınmak hele
birde şehir değiştiriyorsanız daha da zordur. Neler sığmıştır o küçük eve topla
topla bitmez ama hatıralar kalır orda hepsi olmasa da bir kısmı !
Yirmi sene bir şehirde
kaldıktan sonra başka bir şehre gitmek daha zordur hep bir soru işareti kalır
insanın aklında ne olacak orda düzen nasıl kurulacak insanlar nasıl yeni bir ev
yeni komşular yeni bir ortam ya uyum sağlayamazsam tabiki yalnız değilsinizdir peşinizden
aileniz çocuklar okul kreş bir çok planlanması gereken meselede vardır.
İş ne kadar aynı olsa da
insanlar değişiktir mutlaka hayal kırıklıkları olacaktır, insan kendini hep en
zoruna hazırlar ve gider; geride yirmi senenin izi vardır, bakkal ile komşular
ile belki süt aldığı sütçü ile bile vedalaşır, süre uzundur geri gelirmiyim
tekrar bu sokaklarda dolaşırmıyım diye düşünür insan ve kendi kendine
mazeretler uydurur sıkılmıştım zaten bu şehirden, kalabalık bir şehir insan
nefes alamıyor der değişiklik iyidir der
yeni insanlar ile tanışacağım çok mutluyum !!! der, belki birazda aile reisi
olmanın verdiği ağırlıkla ailesine moral vermek için der, gerisini içine atar
bir o bilir aslında gitmek istemediğini fakat görevdir sıra gelmiştir herkes gidiyordur
o da gidecektir sayılı günler gelir geçer der.
Birde dostluklar vardır
bitmeyen senelerdir görüşmeseler de telefonla hal hatır sorulan dostluklar, bir
telefon selamlaşma ve daha sonra haber verme kardeş ben geliyorum deme, dost
işte ‘sen sıkma canını burası güzel rahat edersin sen gönder eşyayı bak keyfine
ben evi yerleştiririm sen gelirsin sonra ’ demesi içini rahatlatır moralin
düzelir, ben böyle yapamazdım der insan.
Evet beklenen tarih gelir
sabahın erken saatlerinde nakliye kamyonu yanaşır evin önüne bir koşuşturma
başlar eşyalar hızla beyaz kamyona yerleşir ne acelen var ama vakit nakittir
bindörtyüz kilometre gidecektir acelesi vardır beyaz kamyonun, birkaç saatte
beyaz kamyon dolar İlyas gelir abi tamam der bakarsın arkaya o güzel daire boştur
eşyaların izleri bellidir sen bizi götürüyosun ama bizi burası için almıştın
bizi de peşinde sürüklüyorsun der, ev boşalmış ortam daha bir hüzünlü olmuş
dışarıda birkaç komşu helallik ister gözler nemlidir ve bu durum insanın
boğazına oturur yumruk gibi kalır, bir an önce o durumdan kurtulmak ister insan
hadi gidiyoruz der biner arabaya
Hani o sıkıldığı nefes
alamadığı şehrin sokaklarına özlem ile bakar unutmayacağım seni der ve yeni
bilinmeyene doğru buruk bir halde yola çıkar…
Yorumlar
Yorum Gönder